Ada Byron İngiliz bir ailenin tek çoğudur. Babası Lord Byron kendini şiire adamış, romantik bir şairdir. Yayınladığı şiirleri ile ünlen Lord Byron, gittiği bir partide evleneceği kadın, Annabella ile tanışır. Kısa bir süre sonra, Ocak 1815’te, evlenirler. Aslında ikisi farklı düşünce yapılarına sahiptirler. Leydi Byron, matematiğe hayran bir kadın iken Lord Byron tam aksine matematiği hiç sevmeyen biridir. Öyle ki Leydi Byron’ın matematiğe olan sevgisini gülünç bulmaktadır. Pek de iyi anlaşamayan bu çiftin 10 Aralık 1815’te Ada adını verdikleri bir kızları olur. Ada’nın doğumundan kısa bir süre sonra ise anlaşamama nedeni ile ayrılırlar. Böylece Ada babasından ayrı, annesi ile birlikte yaşamaya başlar. Babası hep kızını merak ederek, onu düşünerek yaşar. 19 Nisan 1824’te soğuk algınlığına yakalanır ve hayatını kaybeder.

Leydi Byron, kızının babası gibi sadece şiirsel bir hayal gücüne sahip olmamasını ister ve kızına sıkı bir matematik eğitimi verir. Ada, matematikte oldukça başarılı ilerlemektedir. Fakat o sadece matematiği sayılarda ibaret görmezdi arkasında bir anlam da arardı. Haziran 1835’te William King ile evlenip Lovelace Kontesi oldu. Bir gün gittiği bir partide belki de hayatına yön verecek biriyle tanışacaktı, Charles Babbage. Charles, oldukça sosyal bir çevreye sahip matematik ile ilgilenen saygın bir bilim adamıydı. Ada’nın ileride birlikte çalışacağı Charles partiler düzenlemeyi ve bu partilerde icatlarını sergilemeyi severdi. Bunların arasında en önemlisi uzun yıllardır hayalini kurduğu Fark Makinasıydı. Diskler ve onlara bağlı miller ile çalışan Fark Makinası, her türlü polinomial fonksiyonu hesaplayabilen matematiksel bir icattı. Oldukça başarılı bir icat olan bu makine devletin de ilgisini çekmişti ve desteğini almayı başarmıştı. Fakat Charles’ın esas icadı delikli kart düzeneği ile çalışan Analitik Makinasıydı. Öyle ki Ada bu makinalara hayran kalıp Charles Babbage ile çalışmak için ona sürekli mektuplar yollar. Ada, bir makinanın tek bir fonksiyona sahip olmaması gerektiğini savunur. Ona göre makinalar matematik ve sayılar ile sınırlı kalmayıp başka alanlarda da işlem yapabilmeliydi. Makinaların semboller depolayabileceğini, işleyebileceğini ve değiştirebileceğini fark eder. Hatta bir makinanın bilimsel müzik parçaları besteleyebileceğine inanır. Ada’nın makinelerin yapamayacağını iddia ettiği şey ise düşünebilmeleriydi, ki bu iddiasını Alan Turing haksız çıkaracaktı.

Bir süreliğine araları kötü de olsa Ada, Charles’a iş konusunda katkı sunacağı bir ortaklık sunar. Charles her ne kadar bu ortaklığı reddetse de iş ilişkileri devam eder. 1843 yılında Ada’nın tercümesi ve “Notlar” adlı makalesi Scientific Memoirs’ta yayınlanır. Ada, “Notlar”ı ile işlere daha da sarılmak ister fakat Charles Babbage’nin makinaları için başka destek alamaması ile işler değişir. Charles, makinalarını tamamlayamaz ve fakirlikten ölür. Diğer taraftan Ada başka hiçbir bilimsel makale yayımlayamaz. Kumara ve afyona bağımlı olur. Hayatının son senesini kanser ile mücadele vererek geçirir ve 1852 yılında hayata gözlerini yumar. Makinaların gücünü öngören, onların işlem gücünün her türlü bilgide kullanılabildiğini keşfeden Ada, böylece geleceğin teknolojisinin temelini yıllar öncesinden oluşturmayı başarır.

Yazar:  Baret Bektaşiyan

Kaynak: Geleceği Keşfedenler, Walter Isaacson