Charles Babbage’ın Analitik Makinesi hakkında yazdığı “Notlar”ında Bernoulli sayılarını içeren şeması ile birçok insan tarafından “dünyanın ilk bilgisayar programcısı” olarak kabul edilen Ada Lovelace, 1812 yılında Lordlar Kamarası’nda teknoloji karşıtı bir konuşma yapmış olan Lord Byron’ın kızıdır. 

Lord Byron 24 yaşındayken yaptığı bu konuşmada dokuma makinelerine karşı olan Ned Ludd’ı savunan söylemlerde bulundu. Londra’da birçok partiye davet edilen Lord Byron bu partilerden birinde Annabella Milbanke ile tanıştı. Borçlarının arttığı bir dönemde tanıştığı Annabella ile 1815’te evlendi. Aynı sene Augusta Ada Byron ismini verdikleri kızları dünyaya geldi. Byron’ın yarı-kız kardeşiyle olan ilişkisinden şüphelenen Annabella kızları Ada’yı yanına alarak ailesinin yanına gitti ve Ada babasını bir daha hiç görmedi. Leydi Byron, kızına matematik dersleri aldırmaya başladığında aslında kızının hayal gücünü bastırmayı ve babası gibi olmamasını hedefliyordu. Ada fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar çektiği dönemde annesinin onu matematiğe yönlendirmesinin doğru bir fikir olduğuna karar vererek ek matematik dersleri almaya başladı, bilime yönelerek hayal gücünü dengeliyordu ve yaşadığı zorlukların üstesinden geliyordu. Babasının yaptığı dokuma makineleri hakkında yaptığı konuşmanın aksine, Ada İngiltere’de kurulan fabrikalarda gördüğü bu makinelerden etkilendi ve onlara şiirsel bir gözle bakmaya başladı. Bu dönemde ünlü matematikçi ve bilimci Mary Somerville ile tanıştı ve onunla birlikte Babbage’ın davetlerine katılmaya başladı. 

Ada’nın Lovelace Kontesi olması ve Ada Lovelace olarak tanınması ise Mary Somerville’in oğlu sayesinde tanıştığı William King ile evlenmesi ve William’ın Lovelace Kontu olmasından sonra oldu. Ada üçüncü çocuğunun doğumundan sonra artan sağlık problemleri ve babasının yarı-kız kardeşi ile yaşadığı ilişkisini öğrenmesinden sonra bir kez daha matematiğe yöneldi ve Babbage’ın akıl hocası olmasını istedi. Babbage’ın onu Augustus De Morgan’a yönlendirmesi üzerine Morgan Ada’nın denklemler üzerinde çalışmasını sağlamaya çalıştı fakat Ada denklemlerin altında yatan kavramlara odaklandı çünkü matematiğin şiirsel olduğunu düşünüyordu. Babasından aldığı şiirsel yeteneğini matematik ve bilimle birleştirdi çünkü 1841 yılında yazdığı makalede dediği gibi, hayal gücü bir araya getirme becerisi, bilimin iç dünyasını görmesini sağlayan bir şeydi. 

Babbage ile birlikte çalışmaya başlaması Babbage’ın üniversitedeyken Analitik Derneği ismini verdiği bir kulüp kurması sayesinde oldu. Babbage bir algoritma tablosu üzerinde çalışırken bu hesaplamaları yapacak bir makine dilediğinde bu kulübün üyelerinden John Hershel’in böyle bir makinenin yapılmasının mümkün olmasını söylemesi üzerine Babbage bu konu hakkında çalışmaya başladı. Bu tarz bir makinenin yapımı hakkında daha önceden çalışan kişilerin aksine, daha karmaşık, daha fazla işlem yapabilen bir makine tasarlamaya çalıştı ve bu makinesine Fark Makinesi adını verdi. Ada gibi, o da dokuma makinelerinden etkilendi ve makinesini yaratırken aynı sistemden esinlendi. Delikli kartlar kullanarak dokuma makinesini çalıştıran Joseph-Marie Jacquard gibi verilen programa göre işlem yapan bir makine fikri tasarladı ve buna Analitik Makine adını verdi. 

Ada bu fikirden haberdar olduğunda Babbage’a inanan tek kişiydi. Babbage ile çalışabilmek için sürekli olarak ona mektuplar gönderdi. Ada’nın ilk bilgisayar programcısı olarak görülmesini sağlayan başarısı aslında Babbage’a inanması ve mektup göndermekten vazgeçmemesinde olduğu gibi, şiirsel bilim gücünden ve azimli olmasından geliyor. Babbage makinesini tanıtmak ve destek toplamak için İtalya’ya gittiğinde Luigri Menabrea makine hakkında Fransızca bir yazı yayınladı. Ada Babbage’a ulaşabilmek için Menabrea’nın yazısını bir bilim dergisi için çevirmeye karar verdi. Bundan etkilenen Babbage, Ada’dan yazıya kendi fikirlerinden oluşan notlar eklemesini söyledi. Menabrea’nın Scientific Memoirs için çevirdiği yazısına eklediği notları programlanabilen bir makineye değiniyordu. 

Birçok kişi tarafından Ada’nın Analitik Makine üzerine yazdığı bu yazının aslında bilgisayarın mantığını yarattığı söyleniyor. Bilgisayar tarihçisi Doron Swade’in de bu yoruma katıldığını dönüşümün Ada’nın makalesiyle yaratıldığını söylemesiyle görüyoruz. Ada sadece Bernoulli sayılarından bahsetmemiş, aynı zamanda bu sayıların nasıl kodlandığını, bir makinenin çalışmasına nasıl katkısı olduğunu da bir şema hazırlayarak anlatmıştı. Bunu nasıl başardığına gelirsek, hayal gücünün çok önemli bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz çünkü Ada matematiksel işlemleri öğrenirken sadece işlemi doğru yapmaya odaklanmadı. Denklemlerin mantığına odaklanması ve matematiği şiirsel bir dil olarak görmesi, en önemlisi de hayal gücünü kullanması Ada’nın yıllar sonra icat edilecek bilgisayarı öngörmesini sağladı. Ada’nın bunu başkalarından yardım alarak başarmış olduğu söylense de Ada her şeyi en ince ayrıntısına kadar incelemiş ve geliştirmiştir.

Ada’nın bilimsel bir makale olmasını istediği “Notlar”ında Babbage’ın çalışmalarına destek vermemesi kısa bir süre için Babbage’la arasını bozdu fakat daha sonra dostluklarına ve çalışmalarına devam ettiler. Ada, yaşadığı her türlü zorluktan sonra matematiğe ve bilime yönelirken, bilgisayar programcılığı için çok önemli olan “Notlar”dan başka bir makale yayınlayamadı. Babbage ise çalışmalarına gerekli desteği toplayamadı. Hem özel hayatı hem de sağlığı açısından çok zor dönemler geçiren Ada, 1852 yılında rahim kanseri nedeniyle hayatını kaybetti fakat bilim dünyasında adı unutulmadı.

Yazar: İlke Ceren Matlım

Kaynak: Geleceği Keşfedenler