Hayatımızdan çıkaramadığımız temel araçlardan biri artık İnternet. O olmadığı takdirde, dünya da yaşanan gelişmeleri takip edemiyor, sosyal medyanın yarattığı yeni trendleri takip edemiyoruz. Bugün en büyük eğlencemiz olan interneti 19. Yy’da insanlar nasıl icat etmiş ve ne amaçla hizmete sokmuşlardı. Aslında buna pek bakmıyoruz. Bugün yeni medyanın gelişimiyle interneti daha aktif kullanıyoruz. Özellikle birçok meslek dallarında internet o mesleğin en vazgeçilmez yapısı oluyor. 

Walter Isaacson’ın yazdığı ve Duygu Dalgakıran’ın çevirdiği ‘Geleceği Keşfedenler’ kitabı Domingo Yayınları’nda 2017 yılında yayımlandı. Dijital çağın biyografisini içeren kitap 12 bölümden oluşuyor. Kişisel bilgisayar, internet, bilgisayar oyunları, mikroçip ve birçok teknolojik terimi barındıran kitap, aslında bu araçların nasıl ortaya çıktığını ve ne amaçla kullanıldığını bize detaylı bir şekilde aktarıyor. Görsel materyallerin de yer aldığı kitapta benim ilgimi yazının girişinde belirttiğim internet çekti. Dünya’da teknolojinin artık her yere entegre ettiği günlerde internet burada oyunun kurucusu olarak yer alıyor. Çünkü internetin olmadığı bir yerde; siz istediğiniz platformu geliştirin veya araç icat edin, internet olmadan bir anlamı olmuyor ve olmayacak. Bugün artık daha hızlı -fiber- internet üzerine ciddi çabalar hatta paralar aktarılıyor ki hayatımıza girecek olan yeni cihazlar daha verimli çalıştırılsın. 

Büyükleri ikna etme

Kitabın yedinci bölümü olan internet, Amerikalı Mühendis Vannevar Bush ile başlıyor. MIT (Massachusetts Institute of Technology) profesörü olan Bush aynı zamanda Raytheon elektronik şirketinin kurucusu ve Amerika’nın en üst düzey askeri bilim yöneticisi. Kendisi akademik camiadan övgüyle bahsedilmiş biriydi. Teknolojik alandaki çalışmalarıyla tanınan Bush’un aslında endişelendiği tek bir konu var: Teknolojinin askeri alanda gelişmemesi. Zamanla Bush, Harvard ve MIT’den profesörleri ikna ederek bilimsel merkezler kuruldu. 1930’lu tarihlerde yaşanan bu gelişmeler aslında Amerikan ekonomisine de olumlu yansımaları oldu. Zira o dönem bilimsel çalışmalar sonucu hazırlanan raporlar veto edilirdi. Fakat o dönem internet üzerine yenilik getirenlerin ortak bir özelliği var; ikna kabiliyeti. Bush’ta bulunan bu özellik bölümün ilerleyen kısımlarında Licklider, Bob Taylor ve Larry Roberts gibi isimler bugünki kullandığımız interneti o dönem zor şartlarda nasıl bir işleve sahip olacağına ilişkin profesör ve devlet yetkililerini ikna ediyorlardı. Bu iknalar internetin gelişimine büyük bir rol oynadı.

ARPA NET’ten İnternet’e geçiş

Bu bölüm aslında birçok konuyu ele alıyor. Ben özellikle ARPA NET ve ardından internetin giderek gelişmesi bölümüne dikkat çekeceğim.

ARPA NET öncesi internet yukarıda da belirttiğim gibi askeri savunma sistemlerine hizmet sağlıyordu. Akademisyenler tam istediklerine ulaşamamışlardı. Paket anahtarlama sistemi -uygun boyuttaki bloklar içerisinde tüm verilerin aktarıldığı bir dijital ağ iletişimi yöntemi-  bulunması aslında ARPA NET’in ortaya çıkmasına doğru hareket ediyordu. ARPA NET bulunsa bile e-posta daha icat edilmemişti. ARPA NET ve ile uzak mesafelerdeki bilgisayarları birbirine bağlaması internet kadar büyük ses getirdi ama bir internet işlevi göremedi. Ama ARPA NET bugünki internetin temelini ona borçluyuz diyebilirim. 70’li yıllar aslında internetin ilk çıktığı zaman diyebiliriz. Bunun dememin sebebi; 30’lu yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda aslında internet tam ortaya çıkmamıştı ama devletin savunma sistemini önemli derecede koruyan bir sistemin ortaya çıkması bile bir devletin siber alana yaptığı yatırımın ne kadar önemli olduğunu unutmamamız gerekir. Uzun lafı kısası, internet bugün hayatımızın her alanında fakat tarihi nasıldı onun hakkında pek bir bilgiye sahip değildik. Kitabın yazarına bu bilgileri yazıya döktüğü için teşekkürler.

Yazar: İşhan Erdinç

Kaynak: Geleceği Keşfedenler