Olgunluk Döneminin Başlangıcı ve İnternetle Tanışmam

       Faruk Eczacıbaşı bu bölümde kendi hayatını üç bölüme ayırarak; hayatının ilk 26 yılını kapsayan çocukluk ve gençlik döneminin eğitim ağırlıklı bir bölüm olarak tanımlıyor. 1980 yılında eğitimini tamamlayıp Eczacıbaşı’nda işe başlamıştır.1990’lı yılların ortalarına kadar süren bir olgunlaşma dönemi olduğunu ve bu dönemde çalışma hayatında deneyim kazanma, organizasyonlar ve görevleri yerine getirmek olarak görüyor. 1993 yılında babasını(Nejat Eczacıbaşı) kaybettiğini ve babasının kaybıyla üçüncü dönem olan olgunluk döneminin başladığını düşünmektedir. Babasının kaybıyla aynı yıllarda internetle tanışmıştır ve bunu ‘garip bir tesadüf’ olarak tanımlamıştır. O dönemde Eczacıbaşı’nda bilişim hizmetleri veren Eczacıbaşı Bilgi İletişim(EBİ)  şirketinin yöneticiliğini yapmakta olduğunu ve misyonunun ‘ana bilgisayarla kişisel bilgisayarlar arasında uyum sağlayacak bir yönetim bilgi sistemi oluşturmak’ olduğunu belirtmektedir.

Türkiye Bilişim Vakfı Kuruluyor

Bu bölümde internet kavramının yurtdışında hızla yayıldığını fakat Türkiye’de kullanıcı sayısının 2000’i geçmediğini bunu Türkiye’nin gündemine koymaya karar verip 1995 yılında ‘Türkiye’nin bilgi toplumuna geçiş sürecini hızlandırmak’ amacıyla Türkiye Bilişim Vakfını 128 kurucu üye ve 57 şirketin desteğiyle kuruluşunu anlatmaktadır.

İnternetin Yeni Dünyası  

       İnsanoğlu tarih öncesi çağlardan beri birbiriyle uzaktan haberleşmeyi başardı önce dumanla yaptı bunu daha sonra çığırtkan saldı ve sonra televizyon yayınına geçti.Andrew McAfee ve Erik Brynjolfsson internetin ekonomik farklılığını üç ana başlık altında topluyor:

Birincisi, bilgi akışı neredeyse bedava. İkincisi,bu bilgi akışı mekan sınırı tanımadan,saniyeler içinde gerçekleşiyor.Üçüncüsü,herhangi bir bilgi,görüntü,ses, müzik ya da haber sanallaştı anda sınırsız sayıda bire bir kopyası alınabiliyor. Bunlardan yola çıkarak ‘internet devrimi’inden bahsedebiliriz.

Endüstri Çağından İnternet Çağına

       İnternet öncesi dünyayla sonrası arasında bireysel kurumsal ve toplumsal tüm katmanlarda farklılıklar oluşuyor.Yakınçağ veya Endüstri Çağı diye tanımladığımız dönem internetle birlikte sona erdi ve endüstri sonrası dönem başladı.Endüstri sonrası dönemin temelleri çok farklı ve geriye dönme imkanı bırakmıyor.Elektrikle gelen sıçrama gerçekten çok büyük olmasına rağmen internetin etkisiyle kıyaslanamaz bile.

Davranışları Değiştirmek

       Olumlu olumsuz taraflarıyla internet bundan sonraki kuşakların ayrılmaz bir parçası olacak. Sürekli hızlanan değişimle başa çıkabilmek ancak davranış değişimleriyle mümkün. Kuşaklar arasındaki fark açılıyor ve derinleşiyor. Davranış değişimi kurumlar ve yönetimler için olduğu kadar bireyler içinde önemli. Gerekli olan en önemli davranış değişimi, gelişmelerin ve getirdiği kırılımların sürekli olduğunu anlamak beklemek,gittikçe artan bir hızla bu kırılımlara hazırlıklı olabilmektir.

Küresel Patlamaya Hazırlanma

       Sanal dünyada pazarlar endüstri ürünlerinin tabi olduğu coğrafi sınırlarla kısıtlanmıyor.Matt Ridley’ye göre inovasyon, fikirlerin birbiriyle çiftleşmesiyle ortaya çıkıyor. Farklı bir fikir, bambaşka bir ürünün özelliğiyle birleştirilebilirse bundan yeni bir ürün çıkabiliyor.Fikir fikri doğruyor,fikir ürüne dönüşüyor,ürün yeni bir fikre ilham kaynağı oluyor ve mekan sınırı tanımıyor.

Dünyamız görülmemiş bir patlama yaşıyor.Her yıl, teknolojinin ürettiği yeni sözcükler günlük dile giriyor.Yapay zeka ve robotlaşma yaygınlaştıkça patlamanın boyutlarıda büyüyecek.Zaman mekan tanımayan bu patlamalara gençler nasıl hazırlanmalı bunu kendilerine sormalı çünkü geleceğin dört yenilimi hepimizi buna zorunlu kılıyor.

Esneklik

                   Robotların ve yapay zekaların yer aldığı bir rekabet ortamında şirketlerde hayatta kalabilmek için gelişmelere ayak uydurmak zorunda olacak, bu da uzun süreli iş güvencesi ihtimalini giderek ortadan kaldıracak.

Yakınsama

                  Kanıksanmış endüstriler de değişimden payını alıyor. On yıl öncesine kadar otomotiv sektörü ile ilgisi olamayan Google, araba üreticilerinin korkulu rüyası haline geldi.Hayatımızı şekillendiren küçüklü büyüklü her türlü yapının değişime ihtiyacı var.

Ağ Yapısı

                  Olmazsa olmaz bir başka davranış değişimi ise merkezinde bulunduğumuz ağın aktif bir parçası haline gelmek.Bir insanın bilgi ve ilişki ağı ne kadar geniş,çeşitli ve yoğun olursa başarı şansı o kadar yüksektir.Bugün dünya iç içe geçmiş durumda birbirine daha çok bağlanan coğrafyalar arasında artan bilgi trafiği;mal,hizmet,finans ve insan trafiğini üssel biçimde çoğaltıyor.

Farklı Bir Gözle Bakmayı Öğrenmek

                  Faruk Eczacıbaşı sözlerine şöyle devam etmekte; 25 yıla yakın bir süredir,internet ve ona bağlı olan değişimleri kavramaya çalışan bir kişi olarak dünyaya başka bir gözlükle bakmaya çalışıyorum.Bütünsel bir bakış açısına herkesin ihtiyacı var. Kendi çevremizde yaşanan sorunlar bütün dünyada yaşanan sorunların bir yansıması ve bu bütün dünya için böyle. Yapılması gereken mücadele, geçmişin dogmalarına takılı kalmaktan kurtulup geleceğe hazırlanmaya odaklanmalı.  

Kaynak: Daha Yeni Başlıyor

Yazar: Abdullah Berat Kaplan