Girişimcilerin üzerine çalıştığı projeleri dinleyen yazar, başka bir yerde başka birinin de aynı konu üzerinde çalışabileceğinden bahsederek araştırma yapmanın üründen bile önemli olduğunu dile getiriyor. Araştırmanın en önemi öğesini de ağ yapısı olarak belirtiyor. Networking bilgi alışverişi için oldukça önemli, kendi fikirlerinizi sunabilir, benzerlerinden haberdar olabilir ve kendi projenizi geliştirebilirsiniz. Eğer bir fikriniz varsa bunu araştırmalısınız, başka birileri de aynı şeyi düşünmüş ise onlara katılabilir ya da kendi takımınızı kurabilirsiniz. Kendi fikri olmadığını belirtip girişimcilik için yardım isteyenlere ise girişimcinin bir rüya olduğunu, eğer bir rüyan yoksa başkalarının rüyalarına ortak olmayı denemelerini tavsiye ediyor. Bisiklet örneğiyle ise, bir kişinin aldığı her türlü destek arka tekerlektir, kimliği ise ön tekerlektir. Başarılı olmak içinse bu iki tekerleğin aynı boyutta olması gerekmektedir.

Daha Yeni Başlıyor adlı kitap Faruk Eczacıbaşı tarafından kaleme alınmış ve kendi kişisel deyenimlerinden oluşmuştur. Geleceğin Dünyasında Esneklik, Yakınsama, Ağ Yapısı ve Karanlık Taraf gibi konuları ele alarak, hızına yetişemediğimiz dünyayı anlaşılır kılmaya çalışıyor. Dördüncü bölüm olan Ağ Yapısı bölümü ise Bisikletli Girişimci kısmıyla başlıyor.

Eski Ağlar

Eskiden kullanılan telefonlar şimdinin aksine mekânın bir parçasıydı ve ulaşması oldukça zordu. Birini aramak istediğinizde numarasını ezbere bilmek, yada yanınızda bir telefon rehberi taşımak zorundaydınız.

Ağlar Her Yerde

Tesadüf sonucu oluşmuş ağlar bile belli kurallara bağlıdır ve matematiksel olarak kanıtlanmıştır. Yollardaki ağ yapısı, merkezi yerlerde yoğunluk olabilirken diğer taraf ıssız kalıyor. Aile yapısındaki “sosyal ağ” iki kişilik bir ailede tek ilişki varken dört kişilik bir ailede altı ilişki vardır. Dünya üzerindeki herkes birbirine bağlı ve ilişki içerisindedir. Ağların gelişmesiyle dünya gittikçe küçülüyor, bir şeylere ulaşmak daha kolay. 2005 verilerinin 45 katı olan 2014 verilerinde 21 milyon megabit bilgi sınırlararası uçuşuyor. Bu ilişki ağının ekonomi üzerine olan etkisi ise düşünülünce durmanın bile imkansız olduğu görülüyor.

Farklı Bir Ağ: Kolektif Beyin

Eskiden “elektronik beyin” denen bilgisayarlar günümüze kadar çok büyük evrim geçirdi. Artık dijital beyinler var. Her türlü dosyayı saklayabileceğimiz bulutlar, her video’ya ulaşabildiğimiz youtube, wikipedia, yol gösteren GSM sistemleri. Ağ etkisi ne kadar çok insan kullanırsa o kadar çok güçleniyor. Platform şirketlerinin hizmet verdiği ağ genişledikçe yayılıyor, güçleniyor ve yerine başka bir uygulamanın yapılması imkansız hale geliyor. Nesnelerin interneti dediğimiz şey ise hayatımızdaki her şeyi kolaylaştırıyor. Yapılan veri analizleriyle en kolay ve ulaşılabilir yollar önümüze seriliyor. Her alanda kolaylık sağlayacak nesnelerin interneti nesnelerin bağlantısıyla doğrudan ilişkili. Makinelerle insanların bütünleşeceği “giyilebilir teknolojiler” ise bunun en iyi örnekleri.

Medyada Derin Farklılık: Tekten Çoka / Çoktan Çoka

Eskiden insanların bir konu hakkında bilgi alması çok zordu çünkü erişebilecekleri tek şey bazı evlerde bulunan radyoydu. Facebook’un gelişiyle insanların iletişim şekilleri küresel bir boyut kazandı. Tek bir kaynağın çok sayıda kullanıcıya ulaştığı, kitap, televizyon ve radyoları “tekten çoka iletişim” olarak adlandırabiliriz. Tarihteki medyaların hepsi böyleydi, internet gelene kadar. İnternetle birlikte bilgi akışı değişti, demokratikleşti ve “çoktan çoka iletişim” ortaya çıktı. İnternetle birlikte bir insanın kendi fikrini diğerlerine yayması kolaylaştı ve artık insanlar eskiye göre daha fazla bilgiye ulaşma olanağına sahip. Sonuç olarakta seçici algılamaya yönelme durumu mevcut. Sonuç olarak internetle birlikte küresel bir medya çıktı haberleşme ve bilgi akılı standartların en üstüne çıktı.

Küreselleşmenin Beş Atlısı

Mal, hizmet, sermaye, insan ve veri trafiği küresel ağın beş ayağıdır. Sıkı bir ilişkiye sahiptirler ve birbirlerine bağımlıdırlar. Herhangi bir sorunda daha da iç içe geçiyor ve güçleniyorlar. Bunlardan en az gelişmişi ise insanlar. Doğduğu ülkede yaşamayan insanların sayısı Suriyeli göçmen sayısıyla oldukça arttı. Zorunlu göç ekonomiyi de etkiledi ve bu da verilen tepkilerin en büyük nedeni.

Küreselleşme: Taraftarlar ve Eleştiriler

Küreselleşmenin getirdiği dünya ekonomisine paydaşlık Türkiye’nin kapalı ekonomisiyle çakışsa da Türkiye kendini bu koşullara göre uyarladı. İhracatta iddialı bir yere geldi. Eczacıbaşı Topluluğu ise yeni rakiplerle tanıştı, küreselleşmenin kurallarını öğrendi ve satışlarının yarısını yurtdışına yapmaya başladı. İnternetin devreye girmesiyle ticari akımlarda desteklemdi. Veri trafiği arttı fakat bununla birlikte işgücü ve insan trafiği de ortaya çıktı. Küreselleşmenin beş atlısı ekonomik büyümeyi arttırdı, insanları her türlü ürünle ve hizmetle tanıştırdı ve düna üzerinde birbirinden haberdar olmayan herkesi bir iletişim ağıyla birleştirdi.

Bundan Sonrası

Eskiye dair özlenilen hiçbir şey geri gelmeyecek ve nostalji olarak kaldı. Dünya insanları ve ülkeleri birbirine bağlayarak tek yönlü bir yolda gelişmeye ve ilerlemeye devam edecek. Bu süreçte küreselleşmeye değişmeden uyum sağlayabilmek ise iktidarların sorumluluğunda bulunuyor. Sosyal ağlar kimileri için eğlence, kimileri için iş, medya için başka bir dünya, sinema, müzik, oyun her türlü eğlence sektörleri ise interneti kullanarak geniş bir geniş yayıldı. İktidarların ise kendi amaçları için şekillendirdiği açıp kapattığı bir musluk oldu. Sanal paralel evren, ortak aklın kaynağıdır. Gençlerin bilmesi gereken ise, kim ortak aklı daha fazla kullanırsa en kazançlı onlar olacaktır.

Kaynak: Daha Yeni Başlıyor

Yazar: Derya Yakut