60 yaşına gelmiş Bir insanın hayatını 3 bölüme ayırması mümkündür.

Çocukluk ve Eğitim zaten iç içe birinci bölümü oluştururlar. İş hayatı ve Aile hayatı olarakta devamı gelirken 3 ayrı bölünmeye gitmiş olur.

Eğitim öğretim kazıya kazıya çalışmak ve aile hayatı, aile düzeni.

Bu bölümlerin haricinde hayatın biryandan süregelen bölümleri de vardır bunlarda hayatın getirdiklerine göre yönlenir.  Her zamanda bir erkeğin olgunluk döneminin babasını kaybettikten sonra başladığı söylenir.  Baba geleceğin temelini atan kişidir bunu da vefatından sonra da devamlılığını sürdürebilecek bir şirket kurmasıyla bile göstermiştir.

Türkiye bilişim vakfı kuruldu ve en büyük amacı ‘’Türkiye’nin bilgi toplumuna geçiş sürecini hızlandırmak’’ tı. Ama biraz geriden geliyorduk dünyaya göre alışmamız uzun sürüyordu yavaş oluyordu.

Ve dünyada 2000’li yılların başında internet kullananların sayısı 300 milyonu geçmişti.

Olay şu ki bugün dünyanın her yerinden insanlar bir tık la birbirlerine ulaşabiliyorlardı.

Ama bu kullanımda aile büyük rol oynuyordu yetiştirme tarzı her şeyin önünde geliyordu. Bir çocuğun yetiştirilmesi internetin gelişmesi Bunlar tabi ki internetin çocukluğuyla aynı lakin emeklemeden yürünmüyor çünkü.

İnternetin En Önemli Özellikleri

Bilgi akışında bir sınırsızlık var uçsuz bucaksız bir deniz ayrıca Bilgiye ulaşmak bedava. Ayrıca internet ticaret hayatını da yüksek oranda canlandırdı günümüzde e-ticaret gibi bir pazar oluşturdu ekonomide yeni bir çağ açtı. Büyük holdingleri sollayarak pazarda inanılmaz bir yer aldı.

İnternet uçsuz bucaksız olduğu gibi büyümesinde de öyle bir sınır yoktu büyüdükçe daha da büyüyordu.

E-ticaretle kalmıyor her sektöre el uzatıyordu. İnternetin ticareti değiştirdiği kadar her yere de el atıyor fikirleri fikirlerle buluşturuyor yeni icatlara, eksiklerin giderilmesine ürünlere dönüştürülmesine fırsat sunuyordu.

Artık takip etmek git gide kolaylaşıyordu öğrenmek sadece okulda değil internetin olduğu her yerde her saniye gerçekleşebiliyordu. Teknoloji inanılmaz bir hızla ilerliyordu ve ben kendi örneğimi vermek istiyorum ‘’NOKIA’’ gibi yetişemeyen tepetaklak oluyordu. Hayatta kalmak için yakalamak yani ayak uydurmak gerekiyordu.

Değişimi yakalamak ayakta tutan ana unsurdu. Teknolojiye bakkalından Google’ına kadar ayak uydurmaya başladı. Ama Gelecek bilinmezliği hep yanında getiriyor teknoloji hemen kabul edilmiyor çünkü tüketim toplumuyuz ve ani değişimlere hazır değiliz teknoloji çok hızlı ama yetişmek o kadar kolay değil. Büyük sıçramaları mümkün kılan değişimler hiçbir zaman kolayca kabul edilmemiştir. Bu teknoloji gelişimi işinin baltalayan kısmı da kötüye kullananlar her şeyde olduğu gibi bununda korsanları var, kötüleyenleri ve hazmedemeyenleri var. İnternet korsanları insanlarımızdaki internet alışverişi korkusu acaba kredi kartı bilgilerim çalınır mı? Soru işareti hep akıllarda. Ayrıca özgürlük ortamı adı altında değişik seviyesizliklerde mevcut linç kampanyaları karalamalar ayrımcılıklarda baş gösteriyor ve güven problemi ortaya çıkarıyor korku ortamı yaratıyor. Ama her güzel şeyin sonu hüsranla bitecek diye bir şey olmadığı için ve kötülüğünden çok iyiliği dokunduğu için ayrıca kuşaklar artık değiştiği için buna daha kolay biçimde ayak uydurabiliyor. Çağının gereğini yapıyor. Bu değişim içinde her şeyin aynı kalmasını beklemek zaten imkansız gibi bir şey olurdu. Yapılması gereken geçmişini bilip ondan dersler çıkararak geleceğine bakmaktır takılıp kalmak kimseyi ileri götürmüyor, biz her zaman ileri gitmeye çalışmalıyız geleceği düşünerek yaşamalıyız.

Kaynak: Daha Yeni Başlıyor

Yazar: Kerem Temur