En son yazdığım yazımda da bahsettiğim gibi Teknoloji İletişimi dersimin ikinci kitabını da okudum. Bu sefer ki kitabımız Faruk Eczacıbaşı tarafından yazılan “Daha Yeni Başlıyor”. Faruk Eczacıbaşı bu kitabında teknolojinin ve internetin gelişimini kendi yorumlarını ve hayat deneyimlerini katarak anlatıyor. Birinci bölüm olan “Farklı Bir Göz” kısmından biraz bahsetmek istiyorum.

Faruk Eczacıbaşı 1993 yılında babası olan Nejat Eczacıbaşı’nın ölümünden sonra olgunluk dönemine girdi. İnternet ile tanışması babasının vefat ettiği döneme denk geldi. O dönemde Eczacıbaşı Bilgi İletişim şirketinin yöneticiliğini üstlenmişti. İnternet kavramı yurt dışında hızla yayılıyordu ama Türkiye’de pek fazla kişinin ilgisini çekmiyordu. 1955 yılında Türkiye Bilişim Vakfı kuruldu ve kendine çok basit bir tanım belirledi “Türkiye’nin bilgi toplumuna geçiş sürecini hızlandırmak”. Faruk Eczacıbaşı interneti bir insan olarak ele aldı ve internetin emekleme döneminde insanlar onu ve çalıştığı ekibi “internet uzmanı” olarak gördü. İnternetin çocukken yaptıklarından ötürü ne kadar zeki olduğunu düşündü ve büyüdüğünde önemli noktalara geleceğini hayal etti. İnternetin boyunun çok uzadığını ve elinin kolunun her yere yetiştiğini söyledi. Bu da internetin her erişime izin verdiğinin bir benzetmesiydi. Yakın çağ ve endüstri çağ diye tanımlanan dönem internetle birlikte sona erdi. Yakın çağın başlangıcı Fransız Devrimi endüstri çağının başlangıcı ise buharlı makinelerin buluşudur. 20. Yüzyılın başlarında elektrik toplumun hayatına girdi ve bir devrim yarattı.

Olumlu ya da olumsuz taraflarıyla internet bundan sonraki kuşakların ayrılmaz bir parçası olacak. Bununla başa çıkabilmekte davranış değişikliğiyle mümkündür. Çözüm eskiye öykünmekten çok, geleceğin belirsizliğine hazırlanabilmektir. Gerekli olan çözümlerden biri de gelişmeleri ve değişen süreci anlamak ve ayak uydurmaktır. Dünya görülmemiş bir patlama yaşıyor ve yaşamaya devam ediyor. Yapay zeka ve robotlaşma yaygınlaşıyor. Bu değişimlerle ve gelişmelerle birlikte eğitim ve öğretim okulda geçen zamanla sınırlı değil. Öğrenmek ve güncel kalmak her işin bir parçası. Geleceğe hazırlanmanın bir diğer çözümü ise sunulanı olduğu gibi kabul etmemek ve sorgulamayı öğrenmektir.

Teknolojik değişimler tarihin hiçbir aşamasında bu kadar hızlı ve etkin bir şekilde tabana yayılmadı. Gelişmeler sorunları getirdiği gibi çok hızlı bir şekilde çözümleri de beraberinde getiriyor. Sonuç olarak yapılması gereken geçmişe takılı kalmadan geleceğe hazırlanmak ve odaklanmak.

Kaynak: Daha Yeni Başlıyor

Yazar: Melis Çene