Yazar öncelikle teknolojinin kendi hayatına nasıl girdiğini, aile yaşantısını anlatıyor.Teknolojiyle buluşması Eczacıbaşı Bilgi İletim şirketinde yöneticiliği üstlenmesiyle başlıyor, ayrıca bu dönemde internetle tanıştığını ve kısa bir süre içerisinde kullanıcısı olduğunu söylüyor.1995 senesinde Türkiye Bilişim Vakfının kuruluşunda rol oynamış ve vakfın tanımı Türkiyenin bilgi toplumuna geçiş sürecini hızlandırmak olarak yapılmıştır.İnternetin çok hızlı bir şekilde yayıldığını ve 95 senesinde 16 milyon kullanıcısı olan internetin 2000 lerde kullanıcı sayısının 300 milyonu geçtiğini aktarmıştır.İnternetin ekonomik farklılığını alıntı yaparak üç ana başlıkta açıklamıştır, bunlar bilgi akışının tamamen bedava olması, bu akışın saniyeler içerisinde gerçekleştiği ve bilgi, görüntü veya müziğin sanallaştığı anda kopyalandığıdır.İnternetin kullanımıyla beraber yeni bir çağın açıldığından ve geri dönülemez köklü değişikliklerin olduğundan bahsediyor. Sanallaşmanın hayatımızın her alanında olduğunu ve artık bu doğrultuda düzenlemeler yapılması gerektiğini savunuyor. İnternetin üssel bir gelişme gösterdiğini ve bu gelişmenin çok büyük değişiklikleri beraberinde getirdiğini, bu nedenle de rekabetin üst düzeyde olduğunu ve fark yaratanın önde olacağını vurgulamıştır. Bu değişimin de fikirlerin birbirleriyle çiftleşmeleriyle ortaya çıktığını, on yıl önce masasında olan her şeyin artık akıllı telefonda bulunduğuyla örneklendirmiştir. ABD ve Çin in bu değişimin farkında olduğunu, yapay zeka ve robotlar doğrultusunda atılımlar yaptığını ve ülke stratejilerinin de bu yönde ilerlemesinin doğru olduğunu belirtmiştir. Ülkemizdeki eğitim sisteminin çağın gerisinde kaldığının fakat teknolojinin olanakları sayesinde gençlerin kendilerini rahatlıkla geliştirebileceklerini çünkü eskiye nazaran bilgiye ulaşmanın çok daha rahat ve kolay olduğunu, ayrıca kendi kabiliyetlerinin farkında olan gençlerin özgüvenli ve önde olacağını belirtmiştir. Yazar ayrıca değişmekte olan dünyada birçok inovasyon olurken insanlarında toplumsal normlarda değişikliğe alışması gerektiğini ve bunun bir gereklilik oldugunu açıklamıştır.Bu hızlı değişimin bir karanlık tarafı oldugunu fakat değişen dünyanın problemleri de çözümlerinin de kendi içerisinde olduğunu belirtmiştir.

Kaynak: Daha Yeni Başlıyor

Yazar: Kutay Özgün