W. Churcill, R. Branson, W. Buffet, J.Osteen, B. Corcoran, dikkat çekici hikâye anlatıcılarından diyebiliriz. Aynı zamanda hepsinin ortak bulduğum özelliği sahne önünde konuşmaktan korkmalarıydı. Korkularını çalışarak ve insanların önünde konuşmaktan vazgeçmeyerek yendiler. Büyük çabalar gösterdiler. J. Osteen yazdığı sözleri insanların karşısına çıkmadan önce 6-7 saat prova ediyordu. Hikaye anlatmak prova ister. Eğer iyi bir hikaye anlatamayacağınızı düşünürseniz büyük ihtimalle yapamazsınız. Pozitif düşünmek bir gerekliliktir.Düşünceleri birkaç kelime ile izah edebilmek önemlidir.

      Otel yöneticisi S.Wynn oluşturduğu iş kültürü ve hikaye anlatımına çok önem verdi. Yönetimde olan insanlar otelde çalışanlara çalışma saatlerinin değişimlerinde şu soruyu soruyorlardı: “Herhangi birinizin paylaşmak istediği harika bir müşteri deneyimi var mı?” Çalışanlar anlatmak için zamanla kendi hikayelerini araştırmaya ve oluşturmaya başladılar. Beklentileri görmezden gelerek sunumun çekiciliğini yükseltmek bir ihtiyaç olarak görülebilir. Örneğin Bill Gates, sıtma mikrobu ile ilgili bir sunumunda izleyicileri o atmosferin içine çekebilmek için salonda bir kavanozu açarak, içindeki sivrisinekleri salona bırakmıştır.Aynı zamanda yinelemeler ve tekrarlar iyi diyebiliriz. Örneğin Martin Luther King’in meşhur konuşmasındaki “Bir hayalim var…” demeçleri gibi.

Yazar: Kenan Durmuşoğlu

Kaynak: Hikaye Anlatıcısının Sırrı