DeryaYakut_CF304_Teknolojiİletişimi

“Devrim” sözcüğü ani ve radikal değişim anlamına gelir. Sanayi devrimi ise bilimsel atılımlar ve çeşitli teknolojilerin ortaya çıkmasıyla pek çok alanda değişim başlatmıştır. Sanayi devriminin itici kuvveti diyebileceğimiz yeni teknolojileri ve megatrendleri belirlemek için fiziksel, dijital ve biyolojik olarak üç küme de anlatan yazar teknolojilerin birbirinden etkilenerek ilerlediğine de değinmektedir. İnovasyonların hayatta kalmasını dijital güce bağlayan yazar bu gücün kaldıraç olarak kullanıldığını belirtmektedir. Örneğin; eğer yapay zeka olmasaydı o zaman ileri zeka robotta var olamazdı. Yazar, fiziksel teknolojileri elle tutulur olduğu için herkes tarafından bilinen; özerk taşıtlar, 3D baskı, İleri robotik ve yeni malzemeler olarak belirlemiştir.

Hepizimin bildiği gibi özerk taşıtlar; sürücüsüz arabalar, dronlar, uçaklar ve tekneler teknolojinin gelişmesiyle daha çok iyileşmekte ve hayatı kolaylaştırmak adına büyük önem taşımaktadırlar.

3D baskı, malzemeyi bir şablon olarak kullanıp üç boyutlu bir nesne haline getirir. 3D baskı uygulanabilirlik açısından yetkin olsa da şu an kullanım alanları medikal, otomotiv ve havacılık uygulamalarıyla sınırlı haldedir. Ortam koşullarına tepki veren ortaya çıkmasına olanak sağlayacak olan 4D teknolojisi üzerinde ise çalışmalar devam etmektedir. 4D’nin sadece ayakkabı ve giysi değil ayrıca insan vücuduna uyum sağlayacak implantların ortaya çıkmasına da olanak sağlaması beklenmektedir.

Eskiden sadece otomotiv sektöründe karşılaştığımız robotlar artık insanların günlük rutinlerinin içerisinde de yer almaktadır. İnsanların günlük işlerine yardım eden ve hayatlarını kolaylaştıran robotlar sağlık alanında; hasta bakıcılığı vb. alanlarda da kullanılmaktadır. Gelişen bulut teknolojisi ile insanlar artık robotları uzaktan kontrol edebilirken, robotlar da diğer robotların ağlarına ulaşabilmektedir. İnsanlar ve makineler arasındaki bu işbirliği teknolojinin gelişmesiyle bambaşka boyutlara ulaşacağını tahmin etmek pekte zor değildir. Gelecekte makineler ve insanlar arasında oluşması muhtemel olaylar ise merakla beklenmektedir..

Yeni malzemeler önceden tahmin edilemeyen, hayatı kolaylaştıran akıllı malzemeler yeni uygulamalara olanak sağlıyor ve küresel riskleri azaltmada büyük rol oynuyor. Örneğin; Termoset denilen inovasyonlarla geri dönüşümü olmayan malzemeler tekrar kullanılır hale getirmek pekte zor değildir.
Dijital alanda ise “nesnelerin interneti” olarak adlandırdığımız, insanlar ve nesnelerin birbirleriyle veya daha büyük sistemlerle bağlantılı olduğu iletişim ağıdır. Uzaktan izleme nesnelerin internetinin en yaygın kullanılan uygulamalarından biridir. Şirketler herhangi bir paketi birine yollarken kuryenin nerede olduğunu ve nasıl yol aldığını görebilirken aynı zamanda paket sahibi de kuryenin durumunu izleyebilmektedir. Bu sistemin yakın zamanda insanlar üzerinde de kullanılabilecek olması kulağa ürkütücü gelse de herşeyin kontrol altında olmasına da olanak sağlanacaktır. Teknoloji tabanlı platformlar insanları ve verileri bir araya getirerek ürün ve servislerin tüketilmesi için yeni yollar yaratmaktadır. Bu durum kişisel ve mesleki ortamları değişime uğratırken akıllara şu soruyu getiriyor. Bir platforma mı sahip olmak gerekiyor yoksa onun temelinde bulunan varlığa mı? Tom Good win bu soruya şu şekilde cevap veriyor; “Dünyanın en büyük şirketi olan Uber hiçbir araca sahip değil, dünyanın en popüler medyasına sahip Facebook hiçbir içerik yaratmıyor, en değerli perakendeci olan Alibaba’nın hiç stoğu yok ve dünyanın en büyük konaklama sunucusu olan Airbnb’n hiçbir gayrımenkülü yok”

Biyolojik alandaki teknolojil gelişmelerle artık gen dizileme, düzenleme ve genleri altive etmen maliyeti oldukça azdır. Bilim adamları dene yanıl yöntemleri yerine olası bütün varyasyonlara kolayca ulaşabilmekte ve genetik varyasyonların hangi hastalıklara yol açabileceğini tespit edebilmektedirler. Sentetik biyoloji ise hem bir çok hastalığa çözüm olabilecek hem de etik sorunları ortaya çıkarabilir. Bilim hızlı gelişirken aslında hukuk ve etik konular bilimi kısıtlamaktadır. Hayvanların dönüştürülmesi, bitkileri daha dayanıklı olması hatta genetik düzenleme ile belli özelliklere sahip tasarım bebekler bile ortaya çıkabilecektir. Fakat insanlar henüz bu tür bilimsel gelişmelere hazır değildir. Teknolji ve bilimin getirdiği yeniliklere alışma sürecinin ve bu gibi bir olayda verilecek olan psikolojik reaksiyonların düzgün bir şekilde anlaşılması gerekir.

Bu inovasyonalar dünyayı değiştirebilecek güce sahip teknolojik ilerlemeleri sağlar fakat bu teknolojilerin nasıl kullanılacağı, en iyi sonucun nasıl alınacağı ve nelere dikkat edilmesi gerektiği insanlar tarafından belirlenecektir. Bu ilerlemelerin doğru yönde seyretmesi için insanlığın bu alanlara harcadığı zaman ve dikkat büyük önem taşımaktadır. 10 yıl içerisinde dünyayı ve insanlığı biçimlendirecek olan dönüm noktalarının gerçekleşmesi beklenmektedir. 2025 yılına kadar gerçekleşmesi beklenen dönüm noktalarından %91.2 ile en yüksek orana sahip insanların %10’unun internete bağlanabilen elbiseler giymesi, teknolojinin insan hayatında yaratacağı değişiklikleri gösterirken yazar; mega trendler ve teknolojik trendlere hazırlıklı olmamız

konusunda bizi uyarmaktadır. Sonuç olarak, her türlü değişikliğe adapte olmak için önce farkında olmamız gerekmektedir.

Yazar: Derya Yakut

Kaynak: Dördüncü Sanayi Devrimi