Yazar: Angeliki Lina Havyarapulos

Faruk Eczacıbaşı 2015 yılında bir grup genç ile bir araya geliyor. Gençler hazırladıkları projeleri büyük bir titizlikle anlatıyorlar. Bir gençte dışardan idare edilebilen bir protez kol hazırlamıştı. Eczacıbaşı’nın bu fikir ilgisini çekse de, delikanlının en önemli araştırmayı yapmadığını fark ediyor. Bu araştırma, kendi projesine başlamadan önce başkalarının benze işler yaptığı hakkında olmalıydı. Eczacıbaşı tüm gençlere bir işe başlamadan önce mutlaka araştırma yapılmasını tavsiye ediyor. Araştırmanın en temel öğesi de ağ yapısıdır yani “networking”. Delikanlı eğer MIT laboratuvarında benzer veya iyi bir proje üstünde çalışıldığını öğrenseydi zamanını harcamayacak veya ürünün içinde çok özgün bir fikir bulunuyorsa MIT’nin olanaklarından faydalanma imkânı olacaktı.

Yeni bir ürün geliştirilirken çıkan bazı sorunlar için farklı seçenekler yayılıyor. Goldcorp’un kat ettiği başarı internet Dünyası sorunlarına pratik çözümler bulan insanlara Kendi evlerinde hizmet verme olanağını sunuyor. Ağ bazlı yeni iş modellerine her yıl yenileri ekleniyor. Eczacıbaşı’na göre son 15 yılda girişimcilik iddiasının ve beklentilerinin tehlikeli bir şekilde yayıldığını ve inovatif girişimciliğin içi boşaltıldığını savunuyor.

Gençlerle yaptığı görüşmelerde girişimciliğin bir hedeften veya rüyadan hareket edilmesi gerektiğini söylüyor. Burada bizlere bisiklet örneğini veriyor. Arka tarafı kişinin sunduğu içerik, önüyse kimliği olduğunu söylüyor. İçeriği topluma verimli şekilde sunamayanlar da onun gözünde duran bir bisiklet gibi olduklarını söylüyor. Kısaca protezi yapan kişi için araştırma yapan kurumlar ile doğrudan ilişkiye geçebilmesi ve onunla ilgili insanlarla tanışmasını daha sağlıklı olacağını söylüyor. Çünkü internet dünyasında pazara yeni ürün sunan girişimcilerin başarısının altında kurdukları iş modeli yatıyor. Ağların önemini ise “canlı ortamlar” olarak tanımlıyor. Ağ yapısını hava sistemlerine etkisini örneklerle açıkladı. 2010’da patlayan Eyjafjallajökul Yanardağının veya Hekla Dağı’nın aktif birçok yerdeki etkisini anlatıyor. 1990’larda ağlar hakkında birçok araştırma yapılıyor. İnsanlar arasındaki ilişki ağı da sosyal ağ olarak tanımlanıyor.

Uygarlık tarihi ya da ticaretin gelişmesi ağların pekişmesine yardımcı oluyor. Teknolojinin de gelişim etkisiyle ağ etkisinin de öneminin arttığını düşünüyor. Kitap ve müzik alıcı-satıcı için Amazon, alışveriş platformu için Alibaba, arama motoru Google vb. ağ etkisinden yararlanıyor.  Bu sistemlerin ucunda kullanıcılar bulunuyor.  Ama akıllı eşyaların birbirine bağlayan teknolojinin yayılmasıyla kolektif beyin gücü artıyor. Eczacıbaşı, kullandığımız hemen her eşyanın akıllanmasıyla küresel bağların daha da çoğalacağına inanıyor.2020 yılında da 50 milyardan fazla nesnenin birbirine bağlanması beklendiğini açıklıyor.

4. Sanayi Devrimi kavramı neredeyse tümüyle nesnelerin interneti üzerine kuruldu. Nesnelerin interneti kronik hastalıkları izleniminde belediye hizmetleri gibi yerlerde önemini arttırıyor. Özellikle sağlık alanında devrimsel gelişmeler sayesinde hastalıkların tedavisine yaklaşıyoruz. Derin öğrenme tanıma ise problem çözümü olarak tanımlanıyor. Bunun bir başka önemi araştırmalarda önceden kestirebilme özelliği olmasıdır.

Küreselleşme bölümünde ise 24 Ocak kararlarının Türkiye ekonomisinin kabuk değiştirmesi anlamına geliyordu ve Eczacıbaşı Topluluğunda bundan payını aldı. Küreselleşmenin hızlı gelişimiyle ürün akımları büyük artış gösteriyor. Bunun yanında terörizm ve yeraltı dünyası da küreselleşmeye başlıyor. Küreselleşmenin dengeli bir yapılaşma için güzel fırsatlar oluşturduğunu ve ülkeler kendini geliştirmek için çözümü eski modellerde arayan popülizme teslim oluyor.

2000’li yılların başında siber suçlar oldukça saf görünüyor. Oysa bunun tehlikesini, aldığı bir elektronik posta ile bizi anlatıyor. Kişilerin bu tuzağa kendini kaptırıp, başka ülkede dolandırıcılıktan oldukça büyük bir cezayı çekme durumunda kalıyor. Bu tür saldırılar bilgisayar güvenliği şirketi tarafından 5’e bölünüyor. Bu tür saldırının en tehlikelisini arkadaşının kızının hayatına son vermesiyle örneklendiriyor. ‘Dokslamak’ toplumca kabul edilemeyen bir eğilimi olan bir kimsenin açığını yakalamak için gösterilen çaba olarak özetlenebiliyor. McAfee yeni raporuna göre, bir yıl içinde dahi bu tür suçların özellik ve teknolojik açıdan artacağı öngörülüyor. Bir başka siber saldırı türüyse bilgisayar korsanlığıdır. Kişinin bir pastanenin internet şifresine erişim sağladığı zaman hackerlar rahatlıkla kişinin bilgilerini çalabiliyor. İnternet suçlarının en zor taraflarından biri, bilgisayar sistemlerinde ne kadar bilgi çalındığının çok zor belirlenmesi oluşudur. Bilgisayarlarımızda en güvendiğimiz yazılımlarda bile kod yazımı hatası olmasından, denetimlerde gözden kaçarak piyasaya ulaşıyor. Bu korsan saldırılar her geçen gün sayıları ve çeşitleri artıyor, ülkemizde bu saldırılardan kötü etkileniyor. Hukuk dünyası teknoloji ile el ele vermesi, az da olsa güvenlik açısından çözüm bulabileceği düşünülüyor.

Yapay zekânın gelecekte biyoteknoloji alanına önemli katkılar yapması bekleniyor. Karanlık tarafıysa genetiği değiştirilmiş besin üretimi, embriyolarda genetik oynama işlemi için paralı bir servis hizmeti gelişmesi veya olimpiyatlarda daha güçlü sporculara yönelik tasarımlar yapılması gibi hizmetler yarardan çok zararını ortaya çıkarıyor. Bir başka güncel konuya bakmak gerekirse, sosyal medya da nefret söylemini topluma yeniden kazandırıyor. Birkaç yüzyıldır güç bela üstesinden gelmeye çalışılan toplumsal öfke, bütün dünyada yeniden cesareti buluyor. Sosyal medya önce reklam sektörünü allak bullak ediyor. Daha sonra çoktan çoka iletişim bir patlama ile karşı karşıya kalıyor. Sonuç olarak sosyal medya geliştikçe zehirli bilgilerin erişim çapı artmaya başlıyor.

2016’da Gerçek Sonrası Toplum adında bir terim doğuyor. Mesnetsiz bilgilerin hesabı sorulmaması nefret söyleminin ve gerçek dışılığın artmasına sebep oluyor. Bu tür haberlerin yayılma yöntemi, etik açıdan kötü niyetli olanlara olanak tanıyor. Şu anda araştırmacılar ve bazı ülkelerin polis teşkilatları özellikle sosyal medya üzerinde zehirli haberlerin yayılması yöntemi gibi konularda artan yoğunlukta çalışmalar yapıyor. Son olarak, adalet süreçlerini artan kontrol mekanizmalarıyla sıkıştırmak, geleceğin demokrasi anlayışı ile ne kadar uyumlu olduğu hakkında kuşkuları var.

Kaynak: Daha Yeni Başlıyor / Faruk Eczacıbaşı