Yazar: Afra Diren Gülcegün

Ben Dördüncü Sanayi Devrimi isimli kitapta genel olarak “Gelecekte bizi neler bekliyor ve bu değişime nasıl ayak uydurmalıyız?” sorusuna cevap buldum. Kitapta teknolojinin birçok alanda insanın yerini alacağından bahsediliyor. Mevcut çalışmalar zaten bu gelişmelerin çok da uzak olmayan bir zamanda gerçekleşeceğini gösteriyor.

Kitabın ikinci bölümünden yani İtici kuvvetler ve Mega trendlerden bahsedeceğim.  Yazar mega trendleri fiziksel, dijital ve biyolojik olmak üzere üç farklı ana başlıkta incelemiş.

Teknolojik mega trendlerin başlıca 4 fiziksel ifadesi olduğundan bahsediliyor. Bunlar; özerk taşıtlar, 3D yazıcılar, ileri robotik, yeni malzemeler.

Özerk Taşıtlar: Medya kanallarında genellikle sürücüsüz arabalar yer alsa da; kamyon, dron, uçak ve tekne gibi özerk taşıtlar da vardır.

Gelişmeler devam ettikçe, dronlar çevrelerini duyumsama ve tepki verme gibi yeteneklere sahip olacak böylelikle de enerji nakil hatlarını kontrol edebilme ve savaş bölgelerine tıbbi malzeme ulaştırma görevlerini gerçekleştirebilecekler.

3D baskı: Üç boyutlu dijital bir çizim ya da modelden tabaka üstüne tabaka basarak fiziksel bir nesne oluşturulmasıdır. Bu teknoloji rüzga türbinlerden medikal implantlara kadar geniş bir uygulama yelpazesine sahiptir.

İleri Robotik: Bunu robotik alandaki ilerlemelerin kısa süre içinde insanlar ile makineler arasındaki iş birliğinin günlük olay haline gelmesi olarak ifade edebiliriz.

Yeni Malzemeler: Bu noktada Daha hafif, güçlü, geri dönüşüme uygun ve uyarlanabilir malzemelerden bahsedebiliriz. Örneğin, kendini onaran ya da temizleyebilen akıllı malzemeler, orijinal biçimlerine geri dönebilen bellekli metaller, basıncı enerji biçimlerine dönüştürüebilen keramik ve kristaller gibi uygulamalarla karşılaşmamız mümkün.

Fiziksel mega trendler bu şekilde şimdi dijital olanlara bakalım:

Dijital mega trendlerde “her şeyin interneti” olarak da adlandırılan “nesnelerin interneti” ilk akla gelen oluyor. Nesnelerin interneti aklınıza gelebilecek tüm nesnelerin internete erişmesini ve diğer cihazlar ile iletişim kurabilmesini sağlamaya yönelik bir teknolojidir.

Yani internete bağlı olan cihazlar telefon ve bilgisayar dışındaki nesnelerle hayatımıza girecekler.

Biyolojik mega trendlerde ise genetik inovasyonlar oldukça yükseliştedir. Bu alanda sentetik biyoloji ile DNA’lar yazılarak organizmalar özelleştirilecek, genetik markerlar ile yeni tedavi yöntemleri geliştirilecek. Ayrıca biyolojiyi düzenleme ile genetiği değiştirilmiş canlılar yaratılacak ve yetişkin organizmaların hücrelerinin değiştirilmesi mümkün olacak.

Bahsedilen bu megatrendler birkaç yıl önce oldukça soyut ve hayal gibi düşünülebilirdi ama çok yakında hayatımızı oldukça kolay bir şekilde geliştirecek.

Bu bağlamda 2025 yılına kadar gerçekleşmesi beklenen dönüm noktalarından bazıları ise şu şekilde;

%91,2: İnsanların %10’unun internete bağlanabilen elbiseler giymesi

%89,2: 1 trilyon sensörün internete bağlanması

%84,4: İnsanların %80inin dijital bir varlığa sahip olması

%81,1: 3D yazıcılarla ilk otomobilin üretilmesi

Kaynak: Dördüncü Sanayi Devrimi / Klaus Schwab