Yazar: Atacem Ak

Siber dünya suçları çok hızlı gelişiyor. 2000’lerin başında safça gelişirken şimdilerde oldukça ciddi bir boyuta ulaştı. Artık gençleri intihara sürükleyen ”mavi balina” isimli oyun gibi tehlikelerle karşı karşıyayız. 

Bilgisayar Korsanlığı

Beyaz ve siyah şapkalı olarak ikiye ayrılan hacker team’leri ön plana çıkmakta. Hollandalı Wouther Slotboom gibi beyaz şapkalılar, yasal sınırlar içinde çalışan ve şirketlerin veya kamunun güvenlik zaafiyetlerini bulup yetkililere bildiriyorlar. Siyah şapkalı karanlık tarafta ise William Ulbricht gibi isimler ön plana çıkmakta. Silk road, yani ”ipek yolu” isimli sanal pazar yerini kurdu. Bu pazar, akıllara gelebilecek her türlü kanun dışı ticareti içeriyordu: silah, seri katil ilanları ve hatta kadın ticareti gibi… 

Siber güvenlik uzmanları bu dönemde bu kötü gidişata el atmak için iş başına geçtiler ancak gelin görün ki onlar da dolandırıcı çıktı ve bu maske altında insanları dolandırdılar. Şirketlerin para transfer işlemlerini hack’leyip yüksek miktarda paralar elde ettiler. 

Bu gelişmelerden dolayı devletler arası bilgi sızdırmaları kolay hale geldi. Işid gibi terör örgütleri siber suçta para kazanmaya başladı. Derpa gibi kuruluşlar bu gelişmelere karşı önlemler almak için 2 milyon dolarlık siber güvenlik yarışmaları düzenlemeye başladı. 

Devletlerin hack’ırlara karşı olan tavrı hayli ilginç. Öyle ki, işinde iyi olan hacker’ları işe alıp onları rakiplere karşı silah olarak kullanıyor.

Bunların haricinde, sosyal medya ile başlayan konum paylaşımları sebebiyle insanlar evlerinin dışında fotoğraf paylaştığında hırsızlar bu insanların evlerini soymaya başladı. Faruk Eczacıbaşı bu konuyla ilgili güvenlik için kapalı cihazların ağ bağlantısını kesilmesi tavsiyesini vermekte.

Sosyal medya, kurulduğu ilk günden beri toplumsal olaylarda ön plana çıktı. Özellikle twitter ”vatandaş haberciliği”nin doğmasına sebep oldu. Arap baharı, Mısır, Orta Doğu, 2008 başkanlık seçimleri gibi olaylar sosyal medyanın en çok gündeminde olan olaylardandı. Ancak, bu mecra daha sonra yalan yanlış bilgi çöplüğü haline gelmeye başladı. Geleneksel medya buna yetişemez oldu ve linç kültürü gelişti. Faruk Eczacıbaşı yalan-yanlış haberlere karşı ”teyit.org” sitesini öneriyor.

Son olarak, Faruk Eczacıbaşı’nın da dediği gibi: ”Asimetrik mücadelenin gereği olarak, karanlık tarafın gücünden medet umacak liderler, kısa bir süre sonra beklenmedik bir anda saldırının hedefi olabileceklerini unutmamalı. Liderlerin, yalnızca kendi ülkelerinin sınırları içinde olup bitenlerden değil, küresel ağdan da sorumlu olduklarını anlaması gerekiyor. Esnek, kuralları belirlenmiş ve kabul edilmiş, dinamik bir küresel adalet mekanizmasının oluşturulması için, İkinci Dünya Savaşı’ndan da büyük ve dünyanın tümünü içine çekecek bir felaketi beklemek büyük hata olur.”

Kaynak: Daha Yeni Başlıyor / Faruk Eczacıbaşı